Theblognote.com Sponsoru SanalBasin.com

1 seneyi aşkın süredir blog yazmaya çalışıyorum ve her blogcu gibi az da olsa bazı maliyetlere katlanmak zorunda kalıyoruz. En büyük masraf kalemlerinden biri de ziyaretçi sayısı ve kullandığınız verilerin artmasıyla orantılı olarak artan hosting masrafları.

Blogumun adını aldığım yer olan ve aynı zamanda sitemi açtığım ilk günden beri hosting hizmetimi veren firma olan www.internettescil.com.tr  şu andan itibaren sitemin hosting sponsoru. Sitemin sağ tarafında gördüğünüz www.sanalbasin.com ise internettescil girişimi olan bir çalışma. Bundan sonra 1 sene süreyle www.sanalbasin.com sitesinin bannerını sitemin sağ tarafında barındıracağım.

Şimdiye kadar hosting hizmetlerinden fazlasıyla memnun olduğum, bana gecenin 12’si de olsa cevap veren, çok iyi bir yayında kalma yüzdesiyle hizmet veren internettescil.com.tr ile bundan sonra böyle bir iş birliğine gitmek beni fazlasıyla mutlu etti. Ayrıca bundan sonraki zaman içerisinde domain ve hosting hakkında  internettescil.com.tr tarafından alacağım destek ile 1-2 sponsor yazı yazarak, domain ve hosting seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatacağım.

Tekrar burdan bloguma desteğini esirgemeyen Tolga Bey’e çok teşekkürler ediyorum.

Google AdWords Nasıl Etkin Kullanılır? Anahtar Kelimelerde Eşleşme Türleri

Google AdWords Nasıl Etkin Kullanılır? Anahtar Kelimelerde Eşleşme Türleri

En son yazımda AdWords de anahtar kelime seçimini nasıl yapmalıyız, nasıl reklam grupları oluşturmak iyidir, bununla ilgili önerilerimi yapmıştım. Şimdi ise Anahtar kelime seçtikten sonra daha verimli kampanyalar için eşleme türlerini nasıl kullanabiliriz kısaca ondan bahsedeceğim.

Öncelikle Google ekstra tanım yapmadan Google AdWords eğitim merkezindeki tanımlara bir bakalım;

  • Geniş eşleme, tüm anahtar kelimeler için varsayılan ayardır. Anahtar kelimenizle (herhangi bir sırayla veya kombinasyonla) yapılan tüm aramalarda reklamınız görüntülenebilir.
  • Öbek eşleme, kelimelerin tam olarak girildikleri sırayla görünmesi şartını getirerek kapsamınızı daraltır.
  • Tam eşleme, kapsamınızı daha da daraltarak yalnızca anahtar kelimenin önünde, arasında veya arkasında başka hiçbir kelime olmaksızın tam olarak sizin anahtar kelimenizle arama yapıldığında reklamınızı gösterir.
  • Negatif eşleme, ucuz veya ücretsiz gibi reklamınızın görünmesini istemediğiniz arama ifadelerini ortadan kaldırır.

Peki Bu Eşleşme Türlerini Nasıl Kullanabiliriz?

  • Geniş eşleme, Anahtar Kelimelerinizi ilk seçtiğinizde eşleme şekli Geniş Eşlemedir. Örneğin kelimeniz beyaz peynir ise, arasına sağına soluna her tarafına ek kelimeler alarak aranıldığında da reklamınız çıkabilir. Yani beyaz rize peyniri diye de aransa iyi beyaz peynir diye aransa da reklamınız görüntülenir.

  • Öbek eşleme,eğer kelimenizin sırasının bozulmasını, arasına başka bir kelime almasını istemiyorsanız bu seçenek tam size göre. Yani kelimenizi ” ” içinde “beyaz peynir” olarak belirtirseniz sadece aynı sıralamalarda çıkar. otlu beyaz peynir veya beyaz peynir satış şeklinde sağına ve soluna ek alabilir ama ortasına ek almaz.
  • Tam eşleme, kapsamınızı daha da daraltarak yalnızca anahtar kelimenin önünde, arasında veya arkasında başka hiçbir kelime olmaksızın tam olarak sizin anahtar kelimenizle arama yapıldığında reklamınızı gösterir. Kelimenizi  [] işareti içerisinde yani [beyaz peynir ] olarak seçerseniz sadece beyaz peynir aramalarında reklamınız gösterilir.
  • Negatif eşleme, Negatif eşleme ise seçtiğiniz kelimeyle birlikte çıkmasını istemediğiniz kelimeler için geçerlidir. Yani biri ucuz beyaz peynir yazdığında veya bedava beyaz peynir yazdığında çıkmak istemeyebilirsiniz çünkü siz satış yapıyorsunuzdur. Bu durumda istemediğiniz kelimelerin başına – işareti koyarak bu seçimi yapabilirsiniz. -ucuz -kötü -bedava gibi…

Burada uyguladığınız bütün eşleme türleri sizin kampanyanızı daha aktif ve verimli kullanmanızı sağlayacaktır. Yani negatif kelimeleri kullanarak sizinle alakası olmayan normalde bedava ürün arayan tıklamaların gelmesini engelleyerek paranızın boşa gitmesini engelleyebilirsiniz.  Veya tam eşleme seçeneğini kullanarak n70 melodi yazan birinin sitenize gelmesinden ziyade n70 cep telefonunu almak için arayan kişileri sitenize çekebilirsiniz.

Sonuç olarak tüm eşleme türleri için örnekler çoğaltılabilir, iki yazımın da neticesinde dikkat etmeniz gereken hedefli reklam vermektir. Sitenize gelebilecek alakasız tıklamaları eleyebilmek çok önemlidir. Hem bütçenizi korumuş olursunuz hem de az parayla hesabınızı daha etkin yönetmiş olursunuz.

Google AdWords Professional

Google AdWords Nasıl Etkin Kullanılır? Anahtar Kelimeler

Google AdWords  Anahtar Kelime Seçimi

Bir süredir Google AdWords ile ilgili bir şey yazamamıştım ama bu kısma da artık en az haftada bir kere değinmeye karar verdim. Google AdWords‘ün bilinçsiz kullanımıyla çok fazla para, etkin kullanılamadan boşa gidiyor. Google AdWords‘ü hedefe uygun kullanabiliyorsanız o zaman Dünya’nın en etkin mecralarından biridir.

Bugün Anahtar kelime kullanımlarına değinmek istiyorum,

Öncelikle anahtar kelimelerinizi seçerken mutlaka AdWords  Anahtar Kelime Aracını kullanın. https://adwords.google.com/select/KeywordToolExternal bu adresten ulaşabileceğiniz bu araç, size istediğiniz anahtar kelimelere benzer kelimeleri önerir ve seçiminizi genişletmenize yarar. Ayrıca istediğiniz kelimelerin aylık aranma hacminden ve rekabet durumlarından bahsederek seçiminizi kolaylaştırır.

Örneğin cep telefonları satıyorsanız, hangi cep telefonu modeli ne kadar aranmış, insanlar nasıl aramış, bu kelimede rekabet ne düzeyde görebilirsiniz. Bu sayede çok rekabet olan pahalı kelimelerden kaçarak daha az rekabetin olduğu kelimeleri seçebilirsiniz. Bu sayede maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Ayrıca bütün kelimelere bakarak insanların istediğiniz ürünü nasıl aradıklarını görebilirsiniz.

Ayrıca bir kampanya altında oluşturduğunuz  reklam gruplarını nasıl seçtiğiniz konusuda çok önemli. Reklam gruplarınızı spesifik ürünlerden oluşturursanız gruplarınızın etkinliği artar, tıklanma oranınız yükselir dolayısıyla uzun dönemde tıklanma maliyetlerinizde düşüş olur.

Örneğin;

Şarküteri dükkanımız var:) (Klasik örnekler vermeyeceğim:))

Ana Kampanyanız  “Kahvaltılık Ürünler”

Alt Gruplarımız ve anahtar kelimeleri şöyle olmalı;

Reklam Grubu: Peynir Çeşitleri

Anahtar Kelimeleri: peynir, peynir çeşitleri, ezine peynir, tulum peyniri , krem peynir, peynir almak, iyi peynir

gibi olmalı, hatta yazım hataları da düşünülerek penyir gibi kelimelerde eklenmeli. Kontrol açısından 20 yi fazla aşmamalıdır. Bu kadar spesifik olmasının nedeni diğer yandan da reklam metnidir.

Yani 50 kelimeli bir anahtar kelime grubunda  peynirden başka kelimelerde karıştırırsanız örneğin zeytin gibi, reklam metnine de hepsini koymanız gerekir, yoksa zeytin diye yazan kişiye içinde peynir geçen reklam metni gösterirseniz tıklanması için bir neden olmaz.

Mesela diğer grubunuz da Zeytin olsun;

Anahtar kelimeleri de; zeytin,zeytin çeşitleri, siyah zeytin, yeşil zeytin, vs…

gibi kelimelerden oluşmalıdır, burada amaç  aramayı yapan kişilere alakalı metinler göstermektir.

Reklamcılığın ana amacı da doğru hedef kitleye, doğru mesajı vermek değil midir?

Bir dahaki yazımda anahtar kelime seçimlerinde eşleme türlerine ve ne gibi faydaları olacağına değineceğim.

Görüşmek Üzere

Google AdWords Professional

Reblog this post [with Zemanta]

TheBlognote.com Bir Yaşındaaa!!! Teşekkürler Herkese…

Şimdiye kadar fazla kimsenin duymadığı blogumu nasıl açtığımın hikayesini paylaşarak başlamak istiyorum bu yazıma; Bir gün tren ile Eskişehir’den İstanbul’a dönerken sağ tarafımda oturan biri vardı, ne görse eline kağıdı kalemi alır not almaya başlardı. Bir yandan da hevesle bir şeyler okurdu, saçı sakalı birbirine karışmış biriydi, derken sohbet etmeye başladık. Neden her şeyi not alıyorsun diye sordum, yazmak için dedi. Peki durmadan okuduğun o şey ne dedim, okumak hastalığım benim, gelirken bir şey bulamadım ben de böyle bir dergi aldım okumazsam çok kötü oluyorum dedi. Ne iş yapıyorsun dedim, web tasarımcıyım haftanın 3 günü iş yapar 4 günü durmadan okur ve yazarım dedi. Nereyi bitirdiniz dedim, ilkokulu bitirdim bu düzende daha fazla okuyamazdım okulu bıraktım dedi. Kendi kendine web tasarımı öğrenmiş, küçükten itibaren çok okumuş, bir blog yazarıydı karşımdaki. İnanılmaz takdir ettim kendisini, hayata bakış açısı çok hoşuma gitmişti, hayatın hiç bir anını kaçırmıyordu devamlı not alıyordu. Konuşurken eskilerden misket oynamaktan bahsettim, bundan da güzel yazı çıkar dur not alıyım dedi.

O an kendi kendime ben neden yazmıyorum dedim, o ana kadar bir sürü yerde yaptığım paylaşımlarımı neden toplamıyorum dedim. Ve trendeki kişi sayesinde İstanbul’a döner dönmez theblognote‘un ilk adımlarımı atmıştım bile. Elindeki bloknottan da etkilenmiştim, bu site de benim blognote’um olsun dedim. Ve başladım.

İlk aylarda 5-10 kişi girince havalara uçardım, hemen analiz yapardım nerden gelmiş nasıl bulmuş beni diye, hele bir de siteme yorum geldi mi benden mutlusu yoktu. İlk ay 50 ye yakın yazı yazdım kafamdaki her şeyi döktüm bu siteye.  Her bildiğimi yazmak, paylaşmak isiyordum. Artık hayata farklı bakar olmuştum, her reklamı ayrı izliyor, etrafıma bir gazeteci gibi bakıyordum. 15 kişiye karşı sorumluluğum vardı çünkü:)

Zaman geçti ziyaretçiler artmaya başladı, bu sefer mailler aldıkça mutlu olmaya başladım. İnanılmaz bir mutluluktu bu, biri benim yazdıklarımı beğeniyor ve üşenmeden bana mail atıyordu. Muhteşem bir hissiyattı, daha çok yardımcı olmak istiyordum herkese. Sonra sitem sayesinde bir sürü güzel insanla tanışmaya başladım, sitemi takip ettiklerini söylüyorlar, bir de üstüne beğendiklerini belirtiyorlardı. Söyleyen kişiler usta isimler olunca, heyecanım tavan yapıyordu. Site ziyaretçileri günlük 300-400 leri görmeye başladıktan sonra ise havalardaydım. İsim vermeye kalksam unutacaklarımdan korkuyorum, bu yüzden tanıştığım insanların hepsi kendini bildiğinden isim vermiyorum. Yabancı ortamlarda arkadaşlarımın kulağına çalınan pazarlama alanında theblognote.com’u takip ediyorum lafları beni çok daha fazla mutlu ediyordu.

Tabiki sorumluluğu cabası, bazen 4 5 gün yazı yazamadığım zamanlar oluyor,  işten geç geliyorum, yazacak yazılarımın konularını bir yere not almışım, ama yazamıyorum yorgunum. İşte o an mail kutuma düşen güzel bir mail her şeyi unutturuyor ve gecenin 1-2 sinde oturup yazı yazıyorum.

Çok klasik bir söylem olacak ama, gerçekten bu yazıyı ve diğer yazılarımı okuyan sizler sayesinde buluyorum bu gücü kendimde ve siz beğendiğiniz sürece desteklediğiniz sürece yazılarım hiç bitmeyecek.

TEŞEKKÜRLERRRR HEPİNİZE….NİCE SENELERE BURADA OLMAK UMUDUYLA…

Öylesine Bir Hizmet-Yolculukta İnternete Girmek

Ankara-Eskişehir-İstanbul üçgeninde çok fazla yolculuk yaptığımdan dolayından çok uzun zamandır gitmediğim otobüs firması, tren kalmadı. Yolculukları iyice benimsediğimden yolculuk esnasında çok iyi dinlenebiliyor, vakit geçirmek için kitap, gazete okumaktan, müzik dinlemeye kadar bir çok aktiviteyi yapabiliyor ve sıkılmıyorum.

Tam tarihini bilmemekle birlikte bundan oldukça zaman önce hem otobüs firmaları hem de TCDD yolculuk esnasında internet keyfini yaşamamız için kablosuz internet hizmerini sunmaya başladılar. Buraya kadar her şey mükemmel değil mi? Ortada fark yaratan bir hizmet var, insanların tercih nedeni olmak için yapılmaya başlanan bir çalışma var.

Peki uygulama tarafında yani gerçek hayatta bu hizmet gerçekten de güzelim reklam metinlerinde geçtiği kadar havalı ve güzel uygulanan bir hizmet mi acaba?  Kesinlikle hayır!

Şimdiye kadar çok fazla sayıda Ankara-İstanbul İstanbul-Ankara arası hem trenle hem otobüsle yolculuk yaptım, kablosuz internet olduğundan tercihlerimi o hizmetin verildiği normalden daha pahalı olan araçlardan yana kullandım ama daha bir defa bile internete giremedim! Komik değil mi? her yerde güzel güzel duyurulan bu hizmetten defalarca yolculuk yapmama rağmen bir kere bile yararlanamadım. Her seferinde modemimizde arıza var dendi ve geçiştirildi. Treni zaten geçiyorum:) Rötarsız bile gidemiyorken trende internete girmeyi beklemek istediği kadar vaadleri olsa da mucize olurdu. Her seferinde görevliden sanırım modemimiz bozuk efendim daha bugün bozuldu laflarından sıkıldığımdan artık sormuyorum bile.

Otobüs Resmi

Otobüse gelecek olursak, her seferinde ülkenin en iyi firmalarından Kamil Koç ve Ulusoyun  (Varana bir defa bindim onda da hizmet alamamıştım) rahat seferlerini bu sebeple tercih etmeme rağmen her defasında  valla noldu acaba modeme, bizde anlayamadık kusura bakmayın çalışmıyor,anlayan kimse de yok ama, sizce ne yapalıma kadar giden sohbetler yaşadım. Otobüste modemden anlayan, nasıl çalışacağını bilen, sorun olduğunda ne yapılacağını bilen bir kişi bile yoktu. Kimsenin çok iyi bilmesine gerek yok ama yolculuğa çıkmadan, birisi tarafından kontrol edilebilir, sorun çıktığında ne yapılması gerektiği söylenebilir diye düşünüyorum.

Şimdi bu bütün afişleri süsleyen bizde kablosuz internet var havası iş uygulamaya gelince neden bu kadar havalı olamıyor anlayamıyorum. Laf olsun diye, bizim ekstra bir hizmetimiz var diye gösterilen bu hizmet yok denilse bence çok daha iyi. Verilemeyecek hizmetlerin vaad olarak öne sürülmesine ve verilmediğinde de düzeltilmemesine çok şaşırıyorum. Büyük ihtimal gelen kişi bir defa geliyor zaten Allah bilir bir daha ne zaman biner mantığıyla hiç bir şey yapılmıyor.

Bir sürü sorun olabilir; connect card’lar çekmiyor olabilir (ki daha şehir içinde bile çalışmıyor), modemlerde yolculuk esnasında çekmemek gibi bir sorun olabilir ama böyle bir hizmet sunuyorum deniliyorsa bence hiç bir mazeret kabul edilemez.

Kısacası, önemli olanın vaad edelim de  yapmasakta sorun olmaz, gelen kişi bir daha ne zaman gelir zihniyeti değil, uzun vadeli müşteri deneyimini iyi kılmak olduğunu düşünüyorum. 

Reblog this post [with Zemanta]

Facebook Reklam Sistemini Ne Zaman Oturtabilecek?

Arkadaşlık sitelerindeki reklamın etkinliği ile ilgili daha önce bir yazı yazmıştım, hatta başarılı bir reklam modeli uygulayan LinkedIn hakkında da ve de Facebook ile ilgili de tasarımını neden değiştirdiği konusunda da bir kaç yazım olmuştu.Uygulanan kampanyanın içeriğine ve sitelerin reklamlarına nerede yer verdiğine bağlı olarak reklamın etkinliği değişebiliyor. İnternette vakit geçiren nesil gençleştikçe daha eğlenceli kampanyalar, viral etkisi yaratabilecek çalışmalar çok daha değerli hale geliyor, buna bağlı olarakta geriş dönüş daha yüksek oluyor.

Yani kısaca arkadaşlık sitelerinde bulunan kişilerin dikkatini çekecek bir iş çıkaramıyorsanız, bir şey vaad edemiyorsanız oralarda kampanya yapmanın da pek bir anlamı kalmıyor. Bakınız; Burger King Whopper Sacrifice . Eğlenceli, etkili, viral, konuşturan bir kampanya.Peki bu kampanyayı barındıran facebook sitesi bu kampanyadan ne kazandı? Hiç birşey…Peki hiç para kazandıkları bir kampanya veya bir reklam modelleri var mı? Maalesef yok…Benim eski yazılarıma paralel olarak bugün Ad Age de bir yazı okudum ve hemen bir daha aynı konuyu yazmak istedim.

Facebook, comScore rakamlarına göre aylık 220 milyon tekil ziyaretçi sayısına ulaşmış bir site. Ama hala reklam modelini oturtamamış bir site. Son zamanlarda facebook’un kendi uyguladığı veya facebook üzerinden yapılan kampanyalara bir göz atalım;

-Burger Whopper kampanyası- Facebook Kazancı yok.

-Facebook Connect-Çok güzel bir servis olmasına rağmen reklamları etkin kullanamadıklarından Facebook şu an kazanç sağlayamıyor.

-NewYork Times Obama Hediyesi Kampanyası-Facebook Kazancı yok.

-Sony Pictures-Yorum özelliğini yeni servisleri için kullandılar Facebook kazancı yok.

-Career Builder-Super Bowl reklamlarını facebook’ta test ettiler insanların oylamasına imkan tanıdılar fakat Facebook kazancı yine sıfır.

-Fan Sayfalarının reklamları-Facebook içerisindeki fan sayfalarının reklamlarını devamlı olarak yayınladılar fakat burada da bir kazanç olmadı. 

*Bu yazıma ilham veren yazı AdAge’deki bu yazıdır.

Gördüğünüz gibi facebook kendi reklam modelini oluşturamamışsa da, diğer markalar facebook’un yüksek trafiğinden etkin bir şekilde yararlanabilmişler. Alakasız kişilere alakasız reklamlar çıkarmasıyla ünlü facebook ise yüksek trafiğini paraya çeviremeyerek bana göre şimdiye kadar yüzlerce milyon dolar kaybetmiştir. En son gördüğümde tamamen google reklamlarına dönmüşlerdi. En azından google sayesinde hedefli reklamcılığa bir adım daha yaklaştıklarını düşünüyorum.İnternetin artık bir reklam mecrası olarak görüldüğü her ülkede hem markalar hem de siteler hedefli reklamcılığın önemini gün geçtikçe daha iyi anlıyorlar.

Markalar mesajlarını, reklam verecekleri mecraları ona göre seçiyorlar, hedef kitlelerinin beğenisini göz önünde bulundurarak reklamlarını hazırlıyorlar.Facebook’un bu kadar büyük bir veritabanını ve bu kadar büyük bir trafiği değerlendirmesi için ilk yapması gereken nasıl markalara hedefli reklam alanları sunabilirim, nasıl bir reklam modeli uygulamalıyım diye düşünmesi ve daha fazla para kaybetmeden aksiyon alması gerekmektedir.

facebookmarkzuckerberg.jpg

Peki Ne Yapılabilir?

Bu facebook’un sağladığı bir eklentinin üyeler tarafından eklenmesi ile olabilir. Bu eklenti ile üyelerin hobilerinden, çalıştıkları işlerden, seyahat alışkanlıklarına kadar bir çok bilginin toplanmasıyla facebook tarafından analiz edilebilecek veriler toplanabilir. Bununla birlikte Segmentler oluşturularak, markalara ulaşmak istedikleri hedef kitleler altın tepside sunulabilir. Aksi takdirde bu kadar büyük hacimli bir sitenin reklamdan para kazanması imkansız gibi bir şey.