Bugün Haiti’de büyük bir deprem meydana geldi, 7.0 şiddetindeki deprem Haiti’yi yerle bir etti. Maalesef bizimde başımıza geldiğinden ne kadar büyük bir felaket olduğunu hepimiz tahmin edebiliyoruz. http://www.cnn.com/2010/WORLD/americas/01/13/haiti.earthquake/index.html
Gazetelere sabah bakamadığımdan haberi twitter’dan aldım, takip ettiğim kişilerin tweet’lerine bakarken bu konuda bir çok tweet olduğunu gördüm. Sonrasında mashable’daki şu yazıya rastladım http://mashable.com/2010/01/12/haiti-earthquake-pictures/. Twitpic‘de olay olur olmaz fotoğraflar yayınlanmaya başladı.
Hemen arkasından http://www.state.gov/p/wha/ci/ha/index.htm bunu gördüm. Hem Hillary Clinton’un açıklaması hem de bağış yapılması için telefon numarası vardı. “HAITI” yazıp “90999″ numarasına mesaj atanlar 10 dolar bağış yapmış olacak.
Günümüzde bir çok olayda artık sosyal medya, internet , bloglar, sosyal paylaşım alanları her neyse hızını, etkisini fazlasıyla görebiliyoruz.
Keşke bu kötü olay olmasaydı, bu şekilde görmeseydik ama işlerin bu şekilde hızlanması oradaki yardıma muhtaç insanlara yardımın daha hızlı gitmesini sağlıyor.
Eskiden bu haberin öğrenilmesi için bir TV kanalının oradan yayın yapmasıyla başlayan yayını izleyen kitlenin tanıdıklarına bunu aktarması ve büyük bir çoğunluğun ise ertesi gün gazeteden bu haberi öğrenmesi ile devam eden en sonda kötü olmuş cümlesiyle biten bir süreci yaşardık.
Fakat şimdi olay olduğundan 5 dakika sonra twitter’da bizzat oradaki muhabirlerden çektikleri resimleri görüyor, orada yaşadıklarını parça parça tweet’lerde görüyoruz. İnternet sitelerinin anında bunu haber geçmesi ile duyan kişi sayısı artıyor. Twitter, facebook, friendfeed vs. gibi hesaplarında paylaşanlar artıkça bu olaydan haberi olan kişi sayısı katlanarak büyüyor. ABD internet sitesinden video’lu açıklama yapıyor ve insanlardan kısa mesaj ile bağış yapılması isteniyor.
İkinci dediğim durumda yani günümüzdeki bilginin hızına bakar mısınız? Bağış miktarını belki yarın öbür gün açıklarlar ama yüksek miktarlarda olduğuna eminim.
Birlikten kuvvet doğar sözü hiç bir yüzyılda bu kadar doğru olmamıştı heralde.
Uzun zamandan sonra böyle bir yazıyla merhaba demek istemezdim ama…