Baturay Özden ile Sosyal Medya Üzerine Kısa Sohbet

Şimdiye kadar blogumda bu tarz bir şey paylaşmamıştım ama Sevgili Baturay Özden ile kısa soru cevap’tan sonra bundan sonra bu tarz bir şey yapsam güzel olur diye düşünmeye başladım.

Baturay Özden kimdir diyebilirsiniz, ben uzun uzun anlatmıyım siz http://baturayozden.com/ben-kimim/ buradan okuyabilirsiniz. Ama kısaca Baturay Türkiye’nin en önemli Pazarlama zirvelerinden biri olan Pazarlama Zirvesini kurgulayan başarılı ekipten birisidir. Ayrıca Management Centre Türkiye bünyesinde çalışmaktadır.

Lafı uzatmadan kısa soru cevabımıza geçiyorum umarım beğenirsiniz,

Soru: Gençlerin çoğu sosyal medyayı sadece facebook ve twitter’da geyip yapmaktan ibaret sanıyor, sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Cevap: Öncelikle sosyal medyanın büyük bir geyik alanı olduğuna katılıyorum :) Ama şaka bir tarafa tabiki çok çok daha fazlası var. Amerika ve Avrupa’da insanlar twitter üzerinden iş buluyor. Twitjobsearch gibi bir çok site var. Tabi Türkiye’de henüz şirketlerde sosyal medyayı insan kaynakları alanında tam olarak kullanmadığı için şuan twitter’dan staj bulmak daha zor olabilir, ama kesinlikle imkansız değil. Örneğin Linkedin özellikle üniversite öğrencilerinin mutlaka olması gereken bir platform. 130 milyondan fazla CV barındıran, tüm profesyonel yaşamın içinde olduğu devasa bir siteden bahsediyoruz. Bazı şirketler sadece Linkedin üzerinden işe alım duyuruları yapıyor. Yani eğer aktif bir Linkedin kullanıcısı değilseniz o şirkette işe girme şansınız bile yok. Diğer taraftan aslında sosyal medya denen şey sadece iletişim yöntemleri ve kanallarının değişmesi, bir nevi internetin dönüşümü. Buda internetten başkalarıyla iletişim kurabildiğin her kanal bir sosyal medya kanalı demektir. Buna bloglar, usetream gibi canlı yayın yapan siteler, tv.winelibrary.com gibi video bloglar dahil.
Sosyal medya kullanımının bir diğer önemi ise kişisel markanızın geliştirilmesi. Modern dünyada herkesin sahip olması gereken şey, kendi markasıdır. Eskiden bunu yaratmak hem çok zahmetli hem de pahalıydı. İnternetin hayatlarımıza bu kadar girmesiyle birlikte artık neredeyse bedava. Gençlerin asıl unutmaması gereken şey artık CV lerinin attıkları her tweet, bloglarda yazdıkları her yazı olduğu gerçeği. O yüzden sosyal medyayı sadece geyik yapma yeri olarak görmektense bu açıdan bakmalarında fayda var.

Ürününüzün Hedef Kitlesi Kimdir?

Bu soru yeni çıkan bir ürünün pazarlama çalışmalarına başlamadan önce sorması gereken en önemli sorudur. Ürününüz kime hitap ediyor? Satın alacak kitle kim? Ve bu kitle nerede, onlara nasıl ulaşmalıyım?

Son soruya gelene kadar olan kısmın yanıtını verebilirsiniz, pazarlama çalışmalarınız daha efektif olacaktır. Ama bunun doğru cevabını bilmeden hareket ederseniz boşa giden bütçelerinize yazık olur.

Öncelikle ürününüz varolan bir pazarı mı hedefliyor? Yoksa çok az oyuncusu olan bilinmeyen bir pazarda ihtiyaç mı yaratmaya çalışıyor?

 

Varsayalım;

-Az Oyuncusu Olan Bir Pazardasınız; kullanıcıların ürününüze ihtiyacı olduklarını düşündürmeniz gerekecektir. Yani kısaca bir ihtiyaç yaratacak, bunu tüketicilere anlatacak ve tüketicilerinde bu ihtiyaçları olduğunu anlayıp sizin ürününüzü almalarını bekleyeceksiniz.

Bu durumda kullanacağınız sloganlar, web siteniz, özel yarattğınız sayfalarınız, reklam metinleriniz bu ihtiyacı yaratmaya yönelik olmalıdır. Ürününüzün en vurucu özelliği ne ise bunu vurgulamanız gerekmektedir. Örn: Markafoni , ilk çıktığı zaman Dünya’da olan bir modeldi ama Türkiye’de bilinen bir şey değildi. Markafoni varolana kadar insanlar indirimli ürünleri mağazadan alırlardı, en uygun fiyat için bütün mağazaları gezmek zorundalardı vs. Ama markafoni özel alışveriş diye bir kavramı insanlara anlattı, ihtiyaç olmayan bir alanda ihtiyaç yarattı. En kuvvetli özelliği olan iyi markalarda %70 üzerinde indirimi vurguladı. Tüketicilerde bu konsepti beğendi ve kullanmaya başladı.

Aynı şey dropbox içinde geçerli, çok az oyuncusu olan bir alanda, tüketicilere usb’lerinizi bırakın internetten yer alın fikrini benimsetmeye çalıştı ve başarılı oldu da.

Bir diğer alanda, zaten varolan pazarlar,

-Bu alanlarda da hedef kitlenizi belirlerken rakipleri iyi analiz etmeli, ürününüzün sunduğu artı yönleri ön plana çıkartacak şekilde reklam stratejisini planlamak en doğru yol olacaktır. Zaten varolan bir pazarda rekabet etmenin iyi ve kötü yanları vardır. İyi yanı ürününüzün yarattığı ihtiyacın zaten tüketiciler tarafından biliniyor olmasıdır, kötü yanı ise rekabetin yüksek olmasıdır.

Bu durumda hedef kitleyi çok iyi belirleyerek, rakibinize göre en önemli artınızı ön plana çıkartmak gerekecektir. Örn: bir sürü marka kulaklık satabilir ama sizin spor yapanlara özel bir çözümünüz varsa bunu vurgulamak sizi bir adım öne geçirecektir. Bu durumda kulaklığın su geçirmediğini, koşarken kulaktan çıkmadığını anlatan bir mesajınız olabilir.

Sizin hedef kitleniz hangisi, iyi belirleyin, reklam yatırımınızı yaparken hataya düşmeyin.

 

 

Google Analytics’te Gördüğünüz Not Provided Ne Demek?

Bayadır yazı yazmadım, inşallah artık biraz daha ilgilenebileceğim blog’umla. Geri dönüş yaptığım yazı da son zamanlarda olan bir gelişmeyi size bildirmek için.

Google analytics verilerinde sitenize hangi kelimeler ile gelinmiş diye baktığınızda not provided yazısı görüyorsanız noldu diye düşünmeyin sizin suçunuz değil analytics’teki bir yenilik bu yazının altında yatan neden. Online pazarlama ile ilgilenenler ölçümleme esnasında mutlak bu sorunla karşılacaklardır.

Google analytics ekibi son açıkladığı yenilikle google aramalarını daha güvenli hale getirmeye çalışıyor. Bundan dolayı da normalde görebildiğimiz kelime datasını artık google analytics ve diğer web ölçüm araçlarına göndermemeye başladı. Yani artık organik trafik kısmında görebildiğimiz arama kelimelerinin bir kısmını not provided adıyla toplu bir şekilde görebileceğiz.

Google kullanıcı datasını gizleyerek gizliliği sağladığını düşünüyor. Yalnız burada bir çelişki var, organikte olan datayı vermeyen google, adwords reklamverenlerine bütün datayı gösteriyor.

Bu arada aklınıza bütün kelimeleri mi göremeyeceğiz sorusu gelebilir? Bu değişiklik sadece google kullanıcı adıyla giriş yapmış kullanıcıların yaptıkları aramalarda geçerli olacak. https://www.google.com/ sayfası giriş yapmış kullanıcılarda sabit olacak ve data hiç bir şekilde google analytics veya diğer web ölçüm araçlarına gönderilmeyecek.

Sitemize trafik getiren ilk 1000 kelimeyi gösteren webmaster tools (webmaster araçları) aracında bir kesinti olmayacak buraya da data doğru şekilde ulaşacak.

Özetle google hesabına giriş yapmış kullanıcıların datasını organik trafikte göremeyeceğiz bu kelimelerin hepsini grup olarak not provided adı altında tek bir rakam olarak bileceğiz, sadece webmaster araçları ve adwords kullanıcıları bu datayı görebilecek.

Analytics hesabınızda not provided şu şekilde gözükecek,

not provided analytics

 

 

Google şu an kullanıcı girişi yapıp arama yapanların çok fazla olmadığı için datanızın çok etkilenmeyeceğini belirtsede iyi şekilde analiz yapmaya engel bir durum. Şu an google arama motoru pazarlaması yapanlardan ciddi tepki almış durumda.

Şimdilik bizi etkilemeyecek çok fazla, google.com üzerinde etkili olacak. Ama zaman içerisinde burada da entegre olacaktır bu özellik.

Ayrıca son olarak arama motoru kelimelerinden otomatik sayfa oluşturan siteler içinde pek iyi olmayacak bu durum.

 

Neden Markaların Akıllı Telefon Uygulamaları Web Sitelerinden Daha Kullanışlıdır?

Uzun zamandır bu konu hakkında bir şeyler yazmak aklımdaydı en son Mothercare mobil satış sitesini görünce hızlıca yazmak istedim.

Çoğu markanın web sitesinde aradığımız şeyi bulmak için çok çaba harcarız. Sitenin altını üstüne getiririz ama bulmamız gereken şeyi kısa sürede bulamayız. Bunun en önemli nedeni de öylesine yapılan web siteleridir. Marka sadece sitem olsun diye site yaptırınca ortaya belki görünüş olarak güzel ama kullanıcı deneyimi açısından felaket bir site çıkar.

Aynı marka bak şu marka iphone uygulaması yaptırmış biz de yaptıralım der, sitenin yanına birde iphone uygulaması gelir.

İşte kritik nokta burasıdır, sitesi geniş olduğu için her şeyi koymak isteyen marka bu sefer ajans tarafından şu soruyla karşı karşıya kalır?

Bu uygulama içerisinde her şeye yer veremeyebiliriz bu açıdan siteniz için en önemli noktalar nelerdir sorusu gelir markaya?

O zaman marka düşünür sitenin en önemli artılarını, sadece kullanıcının kullanmasını istedikleri noktaları belirtirler ve ortaya kullanışlı bir iphone veya akıllı telefon uygulaması çıkar.

En önemli soru neymiş o zaman? Benim sitem ne için var? Ben kullanıcıların en çok neyi kullanmasını istiyorum? En büyük artım ne? İşte bu soruların cevabını lütfen web siteleriniz içinde veriniz sevgili Markalar.

İşte bunu yaptığınızda ortaya çok kullanışlu hedefe yönelik web siteleri çıkacaktır!!!

 

 

Google Kelime Sıralamaları Kontrolü için Bir Araç-Advanced Web Ranking

Arama motoru optimizasyonu çalışmalarının kelime bazlı olmadığını, önemli olanın sitenin doğal aramadaki marka adı hariç genel trafiğini artırmak olduğunu her zaman söylerim. Fakat bazı hedeflerinizin nasıl gittiğini kontrol etmek için de hedef kelimelerinizin google.com.tr’de hangi sıralarda olduğunu belirten ve sıralama geçmişi tutan araçlar çok faydalı olabilir.

Bugün size son zamanlarda karşıma çıkan güzel araçlardan birinden bahsedeceğim. Advanced web ranking bilgisayarınıza indirebildiğiniz bir sıralama kontrol aracı. Önce http://www.advancedwebranking.com/ buradan aracı indirerek işe başlayabilirsiniz.

Daha sonra sıra proje eklemeye geliyor. Projelerin içeriğini web siteleri ve kelimeler oluşturuyor. Müşterinizin veya kendinizin sitesini ekledikten sonra sıralamasını merak ettiğiniz kelimeleri de ekleyerek işe koyulabilirsiniz.

Demo project yazan kısma geldiğinizde new project kısmında web sitesi ve kelimelerinizi ekleyebiliyorsunuz. Sonrasında da yanda görüldüğü gibi kelimelerin sıralamalarını grafik olarak görebiliyorsunuz. Bu grafiklerde en düşük pozisyon,en yüksek pozisyon olmakla birlikte istediğiniz arama motorunu da seçebiliyorsunuz.

 

Programın başka bir özelliği ise rakiplerinizinde sıralamasını göstermesi, ayrıca görünürlük raporu adı verilen raporda arama motorlarındaki görünürlük oranınız yüzde ile ifade edilmektedir. Yine ekstra grafiklerinden bir kaçı ise; zaman içerisinde sıralama değişimini ,seçtiğiniz tarihlerde kelimelerin gelişimini, anahtar kelime kategorilerine göre de gösterim yapması başka bir artı.

İstediğiniz zamanda kelime sıralalarını rapor halinde alabiliyorsunuz.

İnternet üzerinde kelime sıralama takip etmeye yarayan araçlar ikiye ayrılıyor. Bir kısmı web tabanlı programlar, diğer kısmı ise indirilebilir programlar. İlkinde anahtar kelimeler ve siteyi ekledikten sonra sizin ekstra bir şey yapmanıza gerek kalmadan sistemin otomatik olarak belli bir tarih aralığında kelime sıralama kontrol ettiği web üzerinden çalışan programlar var.

İkinci kesim ise programı bilgisayarınıza indirmeniz gereken uygulamalar. Bu tarz programlarda da yine kelimeleri ve siteleri ekledikten sonra sizin belirlediğiniz aralıklarla kelime kontrolü yapabiliyorsunuz. Siz güncelleme periyodlarını belirledikten sonra bilgisayarınız açık olduğunda programlar otomatik olarak güncellemeye başlıyor.

Çok fazla kelime ve farklı arama motorlarında sıralama kontrolü isterseniz güncelleme süreci 3 saat ve daha fazla sürebiliyor.

Advanced web ranking aracında da yukarıda bahsettiğim tarihi belirleme opsiyonu mevcut.

Bu programın avantajı benzerlerinden daha sade ve kolay arayüz sunması. Google.com.tr içinde sıralamalarınızı kontrol edebilirsiniz hatta google’daki diğer seçenekler Türkçe içerikte arama,web özelinde de sıralamaları kontrol edebiliyorsunuz.

Peki bu program tam olarak ne işinize yarar?

Programın en temel mantığı tabiki anahtar kelime sıralamalarını kontrol etmek. Fakat buradaki verileri iyi yorumlayabilirsek aracı çok daha faydalı kullanmış oluruz.

-Kelimelerin genel olarak iki periyod arasındaki sıralama farklarını bulabilirsiniz.

Yani arama motoru çalışmasına başladınız, ilk aylarda doğal olarak trafiğiniz çok artmayabilir ama kelime sıralamalarınızda ilerleme varsa örneğin 90. sırada olan bir kelimeniz 30. sıraya geliyorsa bu doğru yolda olduğunuzu bu şekilde devam etmeniz gerektiğini gösterir. Tabi eklediğimiz kelime sayısı 30 ise 30’u içinde bu artış azalışı takip edebilirsek çok daha iyi olur. İlk 10 sırada kaç kelimemiz var, ilk 20’de kaç tane, çalışma neticesinde 3 ayda ilk 10’a ilk 20’ye kaç kelime soktuk bunları takip etmek gerçekten önemlidir.

-Başlangıç ve mevcut durumu analiz edebildiğimiz gibi istediğimiz iki tarih arasına da bakabiliriz

Yani illa ilk başta neredeydik ne olduk yerine son 1 ayda sıralama değişikliği var mı buna da bakabiliriz. Böylece son ayda yaptığımız çalışmaları da değerlendirme şansımız olabilir.

-Trafik değişiminin nedenlerini daha iyi anlayabiliriz

Aslında en önemlilerinden biri de bu, google her sene algoritmasında çok fazla değişiklik yapıyor bu da trafiğinize yansıyabiliyor. Trafik düşüşü yaşadığınızda nedenini araştırırken kelime sıralamalarınızda değişiklik var mı diye bakabilir, eğer sıralamalarınızda düşüş varsa hangi kelimelerden olduğunu da bu tarz programlar aracılığıyla tespit edebilirsiniz.

 

 

 

 

Geleneksel Mağazacılık Anlayışı ve İnternet Satışına Entegresi

Daha önceden bir yazımda Online Pazarlama ve Mağaza Bağlantısına değinmiştim.

Hazır son günlerde fazla sayıda e-ticaret projesi yayına giriyorken ve markafoni, trendyol gibi sitelerin etkisiyle şimdiye kadar geleneksel mağazacılık anlayışıyla çalışan şirketler online alanda satışa yatırım yapıyorken bu firmalara yurtdışından bir kaç örnek gösterelim diyorum.

İnternet üzerinden tekstil satışı ülkemizde son 2 yılda daha çok konuşulur oldu. Bunun başlıca nedeni de aslında internetten kimsenin tekstil ürünü satın almayacağını düşünen kişilere özel alışveriş sitelerinin bunun yapılabileceğini göstermesiydi.

2011 başından itibarende artık bu alana boyner,vakko gibi firmaların girmesi ve onlar dışında da direkt satış alanında internet satış siteleri açılmaya başlandı.

İnternet üzerinden tekstil ne gibi yollarla satılabilir?

Özel alışveriş kulüpleri vasıtasıyla indirimli olarak satılabilir, ya da her hangi özel bir indirim olmadan internet üzerinden direkt satış olarak yapılabilir.

Daha bunları yeni yeni konuştuğumuzdan mağazacılık ile online tarafın bağlantısını nasıl yapabiliriz gibi konular pek konuşulmuyor çünkü hiç bir markanın mağaza stoğu ve internet stoğu veya mağaza personeli ile internet satış personeli birbiriyle entegreli bir şekilde çalışmıyor.

Macys mağazalar zincirini belki bileniniz vardır. Zaman zaman iyi indirimler yapan bir çok markayı bünyesinde bulunduran bir mağaza zinciridir. Hem online tarafta satışı hem de  mağazaları mevcuttur.

Şimdi örneğimize gelelim, Macys satışa sunduğu ürünlerin stoklarını iki satış kanalına da iyi bir şekilde entegre etmiş.

Dockers örneğini inceleyecek olursak, dockers’ın her hangi bir ürününe girildiğinde sepete ekle tuşunun hemen altında mağazada bul tuşunu görebilirsiniz.

 

macys dockers

 

 

 

 

 

 

 

Mağazada bul tuşuna bastığınızda ise karşınıza şu ekran çıkıyor ve sizden zip kodu veya şehir belirlemenizi istiyor,

 

macys dockers 1

 

 

 

 

 

 

 

Şehirinizi belirleyip aradığınızda da karşınıza o an ürünlerin size yakın hangi mağazada bulunup bulunmadığını, mağazanın size olan uzaklığını,haritada adres tarifini görmeniz mümkün.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kısaca özetlemek gerekirse satış satıştır, mağazada yapılan satış ile internetten yapılan satışın bir farkı yoktur. Macys örneğindeki gibi iki kanal iyi bir şekilde entegre edilebilirse satış miktarları artar.

Ne zaman ki internet üzerinden satış yapılan kanala açalım siteyi dursun kenarda diye bakılmaz, gerçekten bir mağaza gibi bakılıp özen gösterilir ise işte o zaman ülkemizde internet sektörü çok daha fazla gelişir.

Nasıl tabelası kırık,ürünlerin dört bir yanda olduğu mağaza açılmıyorsa internet sitesi de yarım şekilde açılmamalıdır.

Yazıya Gelen Yorumlar;

Yazı friendfeed’e düştükten sonra çok güzel yorumlar geldi, onları da eklemeden olmaz.

Türkiye bu konuda biraz geriden geliyor maalesef, mağazalar internet bacağını, internet bacağı da mağazaları kendine rakip görüyor. Buna benzer uygulamaları Türkiye’de de sıklıkla görebilmek için kaynağa dönüp, performans/prim sistemlerinden başlamamız gerekiyor. Bu çatışmayı daha önce çalıştığım iki büyük holding grubunda da yaşamıştım. – Y.Emre GÜZER

Biraz Banu Alkan tarzı olacak ama, internet’te açılan dükkanı da benzer kriterler altında değerlendirmeyi unutmamak gerekir. Açılış maliyetleri, başabaş noktası gibi ölçütleri herkes biliyor. Stok devir hızı, vitrinde (ilk ekranlarda) yer alması gereken ürünler, ikinci-üçüncü kez gelen müşteri sayısı, diğer mağazalara (taş-tuğla olanlara) yönlendirme kapasitesi gibi ölçütlerin de (ki bunlardan onlarca var) hesaba katılması gerekiyor artık. Özellikle taş-tuğla kökenli mağazacılıktan gelenler, “tamamlayıcı” etkisini daha iyi kullanmalı. . – Uğur Özmen

yazı çok iyi bir yere temas ediyor.Özellikle şu kısımlar önemli bence. “Kısaca özetlemek gerekirse satış satıştır, mağazada yapılan satış ile internetten yapılan satışın bir farkı yoktur. Macys örneğindeki gibi iki kanal iyi bir şekilde entegre edilebilirse satış miktarları artar. Ne zaman ki internet üzerinden satış yapılan kanala açalım siteyi dursun kenarda diye bakılmaz, gerçekten bir mağaza gibi bakılıp özen gösterilir ise işte o zaman ülkemizde internet sektörü çok daha fazla gelişir.” Birçok tekstil ve giyim firmalarının hemenal’dayken e-ticaret sitelerini erpleriyle entegre ederek e-ticaret sitelerini yaptık.Bu markaların ilk sorusu perakendemi vurur mu? sorusu oldu.Özellikle en çok direnenler şube müdürleri idi,malum prim yapısından dolayı.Biz de burada hep dedik ki satış satıştır.

Bir büyük markayla örnek vereyim istiyorsan yazınla ilgili,bu firma Türkiye’nin en büyük 3 ayakkabı oyuncusundan birisi,Erpsini de entegre ettik,gayet stabil çalışıyor,ayrı depo açtık stok-caride çok iyi satışları var (Ziyaretçinin alım adetlerine ve ticket sizelarını dikkate alarak söylüyorum).En sıkıntılı durum mağaza müdürlerinin ellerinde olan malı (ki satamamışlar stoklarında duruyor.) kendi e-ticaret sitelerine vermek istememeleri.Çünkü prim alamayacaklarını düşünmeleri ki firma bunun için ekstra prim de veriyor mağazaya.Her zaman düşünmüşümdür senin bu modeli Türkiye’de uygulayabilecek zengin ürün gamına ve şubeye sahip kim var diye,baktım ki evkur var :) ama onda da senetle satış almış başını gitmiş,sıcak bakmıyorlar :)Yine Macys’in aynısını Yabancı bir ayakkabı markasının Türkiye Ofisine önermiştim ama elde var sıfır.Aşılacak inşallah ben hep şöyle düşünüyorum açıkçası 2005-2006’da kaç adet stok cari entegrasyonlu site vardı,şimdi kaç tane var,inşallah macys benzeri projelerde 3-4 sene sonra çok büyük şube ağı olan şirketler için elzem olacak,kaçış yok,projeyi yapan da çok iyi kazanır düşüncesindeyim :) o da ayrı mesele,tekrardan teşekkürler,valla ileriye dönük projeksiyon bir yazı olmuş :) – Ali Aygün

Ali ‘nin dediği gibi mutlaka bir gün yapacaklar ama mağaza stoklarını düzgün bir şekilde anlık takip edebilen o kadar az sayıda firma var ki , Bunun nedeni e-ticaret öncesi yazılım altyapısına önem vermemeleri veya yatırım yapmamalarından kaynaklanıyor Zamanla E-ticaret yazılım altyapıları – ERP yazılım Altyapıları – CRM altyapıları tamami ile bütünleşecektir. Ama biz bunu görsekde sektörün oturması zaman oluyor elbette – Taner Kayman



 

Google Webmaster Araçlarında Yenilikler Var!

Son zamanlarda google webmaster araçlarını inanılmaz şekilde geliştirdi. SEO ile uğraşanların çok işine yarayacak harika özellikler ekledi ve eklemeye de devam ediyor. Aslında sadece SEO ile uğraşanların değil web sitesinin durumunu merak eden herkesin ilgilenmesi gereken datalar var.

google webmaster araçları

Bundan bir önceki değişiklikte sitemizi ziyaret eden kişilerin hangi kelime ile geldiğini (bu analytics’de de var buradaki fark ekstra data sunması), bu kelimede sitemizin kaçıncı sırada çıktığını hatta o kelimenin görüntülenme sayısını bile görebiliyorduk.

Şimdi ise daha 3 gün önce gelen yeni bir özellik ile top pages yani google’dan en çok görüntülenmeyi alan sayfaların detaylarını veriyor. Örneğin, en çok trafik alan sayfalarınızın hangi kelimelerde listelemede olduğunu, hangi sıralar arasında bulunduğunu ve sayfa bazında tıklanma oranını görebiliyorsunuz.

Bununla birlikte kelimeye,ülkeye göre filtreleme olayını da basitleştirmişler.

Peki bu ne işimize yarar?

Öncelikli sitenizde yaşanan trafik değişimlerini daha iyi analiz edebilirsiniz. Örneğin, web site trafiğiniz düştüğünde, kelime aramalarında mı düşüş olmuş, yoksa tıklanma oranınız mı düşmüş bunu rahatça görebilirsiniz.

Yeni gelen özellikle de sayfa bazında hangi kelimelerde nerede çıktığınızı görebilir, sayfanızı ona göre optimize edebilir hatta sitenize yeni içerik eklemeniz için size yol gösterebilir.

Daha fazla bilgi için; http://googlewebmastercentral.blogspot.com/2010/12/webmaster-tools-holiday-update.html

SEO Çalışmalarında Acele Etmemenin Önemi

Yaklaşık 3 senedir aktif olarak arama motoru optimizasyonu danışmanlığı veriyorum. Bu ve bundan sonra 1-2 yazımda çoğu müşterimde,seo çalışmasını profesyonel olarak daha önce yapmamış, gördüğüm bazı genel kanılara değineceğim.

Öncelikle seo çalışması uzun vadeli bir çalışmadır. Uzun vadeden kastım, minimum 6 aydan başlar site varolduğu sürece devam eder. Bunun ana nedeni de seo çalışmalarının göründüğünden daha derin,daha kapsamlı olmasıdır. Google devamlı algoritma değişikliği yapar. Bunu yapmak da zorundadır aksi takdirde Dünya’da her gün yüzbinlerce kişinin algoritmasının maddelerini çözmeye çalıştığı sistem çok da iyi çalışmaz.

Buna göre de  yapılan analizler neticesinde müşterinin web sitesinde  yapılması gerekenler uygulanmaya başlamasından sonra belli bir süre geçmesi gerekir ki sonuçlar doğru bir şekilde alınabilsin. Fakat çok normaldir ki daha önce seo çalışması yapmamış müşteri sabırsız olabilir. Sonuçları biran önce görmek isteyebilir. Hatta belki çalışmaya başlamanızdan 7 gün sonra bile size neden yükselmiyor bu trafik (SEO’da hedef nedir? Nasıl ölçülmelidir? Bununla ilgili başka bir yazı yazacağım) soruları gelebilir.

Bunu şu şekilde açıklayabilirim aslında, sitenizin arama motorlarına uyumlu olması için bir takım değişiklikler yapıyorsunuzdur, hatta bu değişiklikler müthiş derecede doğru değişiklikler olabilir. Fakat bu değişiklikleri google’ın re-index yani yeniden indexlemesi, sizin sıralamalarınıza olumlu bir şekilde yansıtması zaman alacaktır. Bu süre çalışmaları yaptıktan sonra 2-3 ayda kendini hafif göstermeye başlar sonraki süreçte hızlı bir şekilde devam eder. Ama burada hedefleri belirlemek çok önemlidir, a kelimesinde neden çıkmıyorum demek çok doğru değildir. Önemli olan ilk süreçte doğal arama trafiğinizin (marka adınız hariç) yükselmesidir. Belli kelimelerde daha kısa sürede yükselebilirsiniz tabiki ama bunun nedeni sizin bazı şeyleri harika yaptığınızdan olmayabilir. Belki çıktığınız kelimede rekabet düşüktür, rakiplerinizden o alana yoğunlaşan çok fazla marka olmamış olabilir.

Şunu bilmelisiniz ki bizler google’ın müşterileriyiz, bize en doğru sonucu vermesi için özellikle rekabet yoğun kelimelerde üst sıralarda yer verebilmesi için bir test süreci lazımdır. Acaba gerçekten google’ın müşterilerine hitap eden bir siteniz var mı? Yoksa sistemi kandırmaya yönelik mi bir çalışma yaptınız? bunu google’ın görebilmesi lazım.

Bu açıdan süreç çok kısa olmaz, zaten arama sonuçları çok kısa sürede değişiyor olsaydı bizler bir gün aradığımızı diğer gün bulamazdık.

Kısaca SEO‘da yaptığınız değişikliklerin doğru olduğundan eminseniz, daha önce test edip doğru olduğunu gördüğünüz şeyleri yapıyorsanız acele etmeyin. 2 ayda sonuç alamadım diye bir şeyleri değiştirmeye kalkmayın. Eğer böyle yaparsanız hiç bir zaman sonuç elde edemezsiniz.

Burada en önemli nokta yaptıklarınızdan emin olmanız,3 aydan sonra da trafik artışı yaşamıyorsanız neden trafiğim artmıyor sorusunu kendinize daha çok sorabilirsiniz ve ikna edici yanıtlar arayabilirsiniz.

Google instant search (Google anlık arama) ve SEO'ya Etkisi?

Google instant search Google’un daha çok az ülkede aktif ettigi siz arama sorgusunu yazarken arama sonuçlarının değiştiği yeni arama şeklidir. Bu sistem siz daha arama sorgunuzu yazarken yazdığınız sorguya göre arama sonuçları anlık değiştirerek size bilgiyi daha hızlı sunmaktadır.

Google bu hafta bu özelliği açıkladıktan sonra (şu an çok çok az ülkede kullanılıyor) SEO üzerine çalışanları bir telaş aldı. Acaba bu yeni arama şekli SEO’yu olumsuz etkileyecek miydi?

Hemen analize başlayalım;

Öncelikle whitehat SEO yapanlar kesinlikle dert etmemeliler çünkü ortada SEO anlamında değişen bir şey yok. Arama sonuçları yine aynı 200 faktör çerçevesinde belirleniyor, bu açıdan yeni bir şey yok.

Anlık arama (Google instant search) kullanıcılara istedikleri doğru bilgiye daha hızlı ulaşmalarını sağlayacak. Normalde aradığınız şeyi bulmak için 10 farklı arama yapmanız gerekiyorken şimdi arama sorgusuna kelime ekleyerek ara tuşuna basmadan sonuç karşınıza gelecek ve 20 dakikada ulaştığınız bilgiye 5 dakikada ulaşabileceksiniz.

Peki hiç mi bir şey değişmeyecek?

Anlık arama Türkiye’de devreye girdiğinde ve devreye giren ülkelerde,genel aramaların hacmi gitgide azalacak, yani artık tatil,araba vs. gibi genel aramaların hacmi düşecek çünkü kişiler daha uzun kelimeli aramalarla esas istediklerine ulaşacak. Önce araba diye arayıp siteleri kurcalayıp, sonra o sitelerden istedikleri arabalara ulaşmak yerine adım adım araba, ford araba,ford araba fiyat vs. yazarak bilgiye çok hızlı erişecekler.

Bu açıdan uzun kuyruk yani long tail aramaların hacmi kesinlikle artacak. Keime bazlı SEO çalışmaları yerine hizmet verilen alan hakkında daha geniş kelime hedefli yazılar artacak. Bu artış kullanıcının faydasına olacak çünkü insanlar istedikleri hakkında daha geniş içeriğe sahip olacaklar.

Blackhat SEO’cular yani kelime bazlı, anchor text’li linklerle sayfa odaklı çalışanlar ise uzun vadede boşa çalışmış olabilirler. Yani içeriğin önemi de gitgide artacaktır.

Aslında bütün bu değişimlerle google’un amacı kullanıcılarına daha arama sonuç sayfasında her hangi bir siteye tıklamadan doğru bilgiye ulaşacakları yerleri görerek ona göre tıklama yapmalarıdır.

Aklıma yeni gelenler olursa bu yazıya ekliyor olacağım.

İyi Bayramlar

Ahmet Durul'un Kitabı Kovadaki Okyanus Çıktı

Ahmet hocamı gerçekten çok severim, Pazarlama konusunda ufkumu açan, yeni bakış açılar kazandıran, şu an bulunduğun duruma en çok katkısı olan isimlerden birisidir kendisi.

Onunla sohbet etmek, bambaşka Dünyalara gitmektir, engin deneyiminin çok az kısmını dinlemek bile size büyük tecrübeler katar.

Türkiye’de reklam alanında en eski ve en usta isimlerden biri olan Ahmet Hocamın yepyeni kitabını duyurmaktan onur duyuyorum.

1 günde bitirebileceğiniz, sizi başka Dünyalara götürecek bambaşka bir kitap.

Okumanızı mutlaka tavsiye ediyorum, işte kitabı satın alabileceğiniz link http://bit.ly/AhmetDurul

Keyifli okumalar…