Siz Hala Sadece Sitenize Gelen Trafiği Önemseyen Markalardan mısınız?

Son 2 senedir bunları çok duyuyorum; bizim için trafik önemli, kaç tık aldık?, reklamdan kaç kişi girmiş? Alexa’mız ne olmuş? be benzerleri…

Markalar sitelerde, google üzerinde reklam veriyorlar ama hala tek önemsedikleri şey kaç kişinin geldiği, başka bir deyimle kaç tık aldıkları.

Web siteleriniz bu kadar mı hedefsiz?

Web sitenize bir hedef belirlemek bu kadar mı zor?

Gerçekten merak ediyorum.

Özellikle günümüzde bir sitenin trafik almasının inanılmaz önemsenmesi müthiş derecede anlamsız geliyor bana. Tabiki öncelikle sitenize trafik sağlamanız lazım ama reklam mecrasının faydasını gelen tık’la ölçmek kadar garip bir şey yok bana göre.

Tamam siteme milyonlarca kişi giriyor, eee sonra? Napıyor bu insanlar? Hemen çıkıyorlar mı? Sana üye oluyorlar mı? Mail listene kayıt oluyorlar mı? Bir şey satın alıyorlar mı? Sitende ne kadar kalıyorlar?

Demek istediğim 1 milyon kişide sitenize girse, bu kişilerin %85’i anında siteden geri çıkıyorsa bu kadar kişinin bir anlamı kalmıyor.

Peki bir sitenin reklam mecralarını değerlendirebilmesi için ne gibi hedefleri olması lazım?

-Sitenizden satış yapmak bir hedef olabilir, kaç kişiye satış yaptığınız,gelen kişilerin ne kadarlık alışveriş yaptığı gibi değerler eğer alışveriş sitesi iseniz sizin için çok önemlidir.

-Bir forma sahip olabilirsiniz, üyelik formu veya bir kampanyaya davet formunu dolduran üyelerin sayısı da sizin reklam mecralarını değerlendirebilmeniz açısından faydalıdır.

-Mail toplayabilirsiniz, bir kişinin mailini almanın size olan maliyetini bilirseniz, kampanyalarınızda seçtiğiniz mecraları ona göre seçebilirsiniz.

Peki sitenizin hedefi satış,üyelik vs. değilse bir hedefiniz yok mu demektir?

Kesinlikle değil.

Belki ürün tanıtımı yapıyorsunuzdur, insanların ürününüz hakkında bilgi sahibi olması, yeni çıkan ürününüzü daha çok kişiye tanıtmak sizin için gayet iyi bir hedef olabilir.

Yani sitenize gelen ziyaretçilerin sitede kalma süreleri,hemen çıkma oranları,gezdikleri sayfa sayısı sizin için çok güzel bir hedef olabilir. Bu hedefler ışığında yine kullandığınız mecraları değerlendirebilirsiniz kolayca.

Bu hedef daha çok engagement (kullanıcıyı siteyle bütünleştirme) hedefidir.

Her zaman bir hedef vardır, yeterki bulmak yaratmak isteyin.

Facebook Reklam Sistemini Ne Zaman Oturtabilecek?

Arkadaşlık sitelerindeki reklamın etkinliği ile ilgili daha önce bir yazı yazmıştım, hatta başarılı bir reklam modeli uygulayan LinkedIn hakkında da ve de Facebook ile ilgili de tasarımını neden değiştirdiği konusunda da bir kaç yazım olmuştu.Uygulanan kampanyanın içeriğine ve sitelerin reklamlarına nerede yer verdiğine bağlı olarak reklamın etkinliği değişebiliyor. İnternette vakit geçiren nesil gençleştikçe daha eğlenceli kampanyalar, viral etkisi yaratabilecek çalışmalar çok daha değerli hale geliyor, buna bağlı olarakta geriş dönüş daha yüksek oluyor.

Yani kısaca arkadaşlık sitelerinde bulunan kişilerin dikkatini çekecek bir iş çıkaramıyorsanız, bir şey vaad edemiyorsanız oralarda kampanya yapmanın da pek bir anlamı kalmıyor. Bakınız; Burger King Whopper Sacrifice . Eğlenceli, etkili, viral, konuşturan bir kampanya.Peki bu kampanyayı barındıran facebook sitesi bu kampanyadan ne kazandı? Hiç birşey…Peki hiç para kazandıkları bir kampanya veya bir reklam modelleri var mı? Maalesef yok…Benim eski yazılarıma paralel olarak bugün Ad Age de bir yazı okudum ve hemen bir daha aynı konuyu yazmak istedim.

Facebook, comScore rakamlarına göre aylık 220 milyon tekil ziyaretçi sayısına ulaşmış bir site. Ama hala reklam modelini oturtamamış bir site. Son zamanlarda facebook’un kendi uyguladığı veya facebook üzerinden yapılan kampanyalara bir göz atalım;

-Burger Whopper kampanyası- Facebook Kazancı yok.

-Facebook Connect-Çok güzel bir servis olmasına rağmen reklamları etkin kullanamadıklarından Facebook şu an kazanç sağlayamıyor.

-NewYork Times Obama Hediyesi Kampanyası-Facebook Kazancı yok.

-Sony Pictures-Yorum özelliğini yeni servisleri için kullandılar Facebook kazancı yok.

-Career Builder-Super Bowl reklamlarını facebook’ta test ettiler insanların oylamasına imkan tanıdılar fakat Facebook kazancı yine sıfır.

-Fan Sayfalarının reklamları-Facebook içerisindeki fan sayfalarının reklamlarını devamlı olarak yayınladılar fakat burada da bir kazanç olmadı. 

*Bu yazıma ilham veren yazı AdAge’deki bu yazıdır.

Gördüğünüz gibi facebook kendi reklam modelini oluşturamamışsa da, diğer markalar facebook’un yüksek trafiğinden etkin bir şekilde yararlanabilmişler. Alakasız kişilere alakasız reklamlar çıkarmasıyla ünlü facebook ise yüksek trafiğini paraya çeviremeyerek bana göre şimdiye kadar yüzlerce milyon dolar kaybetmiştir. En son gördüğümde tamamen google reklamlarına dönmüşlerdi. En azından google sayesinde hedefli reklamcılığa bir adım daha yaklaştıklarını düşünüyorum.İnternetin artık bir reklam mecrası olarak görüldüğü her ülkede hem markalar hem de siteler hedefli reklamcılığın önemini gün geçtikçe daha iyi anlıyorlar.

Markalar mesajlarını, reklam verecekleri mecraları ona göre seçiyorlar, hedef kitlelerinin beğenisini göz önünde bulundurarak reklamlarını hazırlıyorlar.Facebook’un bu kadar büyük bir veritabanını ve bu kadar büyük bir trafiği değerlendirmesi için ilk yapması gereken nasıl markalara hedefli reklam alanları sunabilirim, nasıl bir reklam modeli uygulamalıyım diye düşünmesi ve daha fazla para kaybetmeden aksiyon alması gerekmektedir.

facebookmarkzuckerberg.jpg

Peki Ne Yapılabilir?

Bu facebook’un sağladığı bir eklentinin üyeler tarafından eklenmesi ile olabilir. Bu eklenti ile üyelerin hobilerinden, çalıştıkları işlerden, seyahat alışkanlıklarına kadar bir çok bilginin toplanmasıyla facebook tarafından analiz edilebilecek veriler toplanabilir. Bununla birlikte Segmentler oluşturularak, markalara ulaşmak istedikleri hedef kitleler altın tepside sunulabilir. Aksi takdirde bu kadar büyük hacimli bir sitenin reklamdan para kazanması imkansız gibi bir şey.

Arkadaşlık sitelerindeki reklamların etkinliği

İnternetin gelişmesiyle birlikte son yıllarda arkadaşlık siteleri giderek artmaya başladı. “Facebook”,  “yonja” gibi büyük sitelerle birlikte ufak siteler de oldukça fazla sayıda ziyaretçi toplamaya başladı. Yani ilgi çok, büyüme ise çok hızlı, yabancı siteler de bu yarışta en büyük ziyaretçi payını alan tarafta yer alıyorlar.

Hal böyle olunca, bu sitelerin büyük birer reklam mecrası haline dönmeleri çok zaman almadı. Gerek “google” aracılığıyla gerekse sitelerin kendilerinden reklam almaya başlamalarıyla birlikte bu işten siteler bir hayli para kazandılar ve kazanmaya da devam ediyorlar. ( Burada “bir hayli” derken diğer internet kanallarına göre çok kazanıyorlar demek istedim, yoksa internet reklamcılığının en pahalısı bile hala ucuz:))

Fakat burada üzerinde durmak istediğim esas konu ise bu reklamların etkinliği. Tamam “Facebook”ta “Yonja” da Continue reading

"Çok ucuza boya badana Selim Usta" Reklamları:)

Bir süredir Beşiktaş muhitinde dolaştığım her yerde karşıma çıkan bu yazıyı, Mecidiyeköy’de de görmeye başladıktan sonra bloguma taşımaya karar verdim.

grnt612.jpggrnt614.jpg

Şimdi öncelikle bu slogandan ne anlıyoruz, Selim usta diye bir ustamız var, boya badana işleri yapar ve muhtelemen bir gün iş yerinde veya evde dururken “Böyle oturarak iş gelmiyor, bir şeyler yapmak lazım” der. Sonra da  herbir yere boyalarla sloganını ve telefon numarasını yazar.

Hep büyük şirket kampanyalarını mı inceleyeceğiz, şimdi de yurdum insanı Selim Usta’nın çalışmasına bir göz atalım.

  1. Öncelikle reklam bedava:) Bu tamamen mükemmel, en azından ROI hesabı yapmasına falan gerek yok, reklam için bir yatırım yok, gelen her müşteri sıfır lira karşılığında gelmiş olacak.
  2. Selim Usta öncelikle kendine basit de olsa bir slogan yaratmış ve demiş ki “Çok ucuza boya badana Selim Usta”. Yani Continue reading